Bir önceki sayfaya geri dönmek için buraya tıklayın! Sayfayı yazdırmak için tıklayın!
 
 

31.07.2010

BASIN AÇIKLAMASI
BASINA VE KAMUOYUNA

 

Gıdada “İlaç Kalıntısı”

GIDADA “İLAÇ KALINTISI”

TÜKETİCİ SAĞLIĞINI TEHDİT ETMEKTEDİR.
 

Ülkemizde Sağlıklı ve güvenli gıda erişiminde ciddi riskler bulunmaktadır.Bu risklerin başında “ilaç kalıntısı sorunu gelmektedir.Bu sorunun temelinde Eğitimsizlik ve denetimsizlik yatmaktadır.Bu nedenle, küçük çiftçinin eğitimini sağlayan bir mekanizmaya ihtiyaç olduğu açıktır.Sorumluluğumuzu yerine getirdik denetimi değil,gerçekten güven veren ve halkın sağlığını ön plana alan denetimlere ihtiyaç bulunmaktadır.

Ülkemizde,40 bin gıda işletmesi bulunmaktadır.Kayıt dışı gıdayı bir tarafa bırakırsak,gıda üreten,dağıtan ve satan tüm noktalarla birlikte bu sayı 500 bini aşmaktadır.5 bin kamu görevlisinin sağlıklı bir şekilde bu noktaları denetlemesi olanaksızdır.Denetime bir şekilde tüketicinin de katılması zorunludur.Bunun yasal alt yapısını oluşturmak bakanlığın yetki ve sorumluluğundadır.Tüdef olarak bize düşen bir görev varsa yerine getirmeye hazırız.

Gıdalarda ilaç kalıntısının varlığı bakanlık denetimleri ile sabittir.Düzeyi ise tartışma konusudur.Durum ne olursa olsun tüketicinin %90 nı tükettiği gıdanın güvenliğinden emin değildir.Bu oranın içinde tüketicinin denetimlere olan güvensizlik algısı da dahildir.

Yaş sebze ve meyvedeki ilaç kalıntısı ayrı bir önem arz etmektedir.Bu durum zaman zaman ihracatımızı durma noktasına getirmiştir.Bazı meyve ve sebzelerde ilaçların ürünün öz suyuna kadar işlediğinden ilaçtan arınma sürelerine dikkat edilmesi en önemli faktör olarak karşımıza çıkmaktadır.Uygulamada bu sürelere uyulmadığı konusunda kamuoyunda oluşmuş yaygın bir kanaat söz konusudur.

Ülkemizde kontrollü ilaç kullanımı tam olarak yaygınlaşmamıştır.Bu Konuda çiftçi bilinci yeterli düzeyde olmadığı için sorunlar yaşamaktayız.Özellikle kısa aralıklarla toplanan sebzelerde ilaç kalıntısına sıkça rastlanmaktadır.Hallerden pazarlara ve marketlere verilen ürünlerde zirai ilaç kalıntısı denetimi yapılmamaktadır.Zaten mevcut 191 hal’in 9’da laboratuar bulunmaktadır.Bu nedenle özellikle içeride tüketilen sebzelerde yeterli denetim yapılamamaktadır.2009 yılında Rusya ve Almanya’nın iade ettiği ürünlerin nerelerde tüketildiğine dair kamuoyu bilgi sahibi değildir.

Hallerde zirai ilaçların denetimini yapacak laboratuarların çok az sayıda olması bu konuda görülen en büyük eksikliktir.Bu konudaki ihtiyacı bakanlık da dile getirmiştir.Daha fazla geç kalınmadan hallerde laboratuarların kurulmalı ve denetim uygulamasına geçilmelidir.Ürünler hallerde denetlendikten sonra Pazar ve marketlere sunulmalıdır.Tüketici sağlığı ancak bu denetimlere bağlı olarak korunabilir.

AB’de işleyen hızlı bir alarm sistemi bulunmaktadır.AB hızlı sistem verilerine göre ülkemizin 2008 yılında 40,2009 yılında ise 29 yaş meyve ve sebzede pestisit kalıntıları ile ilgili alarm kaydı bulunmaktadır.Avrupa Yaş Meyve ve Sebze Üretim Birliği Gıda Güvenliği Danışmanı Frederic Rosseneu Bursa’da katıldığı bir etkinlikte “Sonuç olarak artan resmi denetimler neticesinde 2010 yılı itibarı ile önceden bildirilen armutların,kabakların biberlerin ve domateslerin yüzde yüzünde idari,%10’da fiziki denetim” istendiğini dile getirmiştir.

Gıdada ilaç kalıntısı sorunu,tüketici sağlığı açısından son derece ciddi bir sorundur.Bakanlığın konu ile ilgili 2007’de uygulamaya koyduğu “ilaçta defter tutma” ve “iyi tarım” uygulaması çiftçi tarafından benimsenmemiştir.Mevcut personelle bu işin üstesinden gelmek mümkün değildir.Mutlaka “Tarımsal Danışmanlık” veya benzeri bir yapıya ihtiyaç bulunmaktadır.Küçük çiftçinin bir şekilde eğitimi sağlanmalıdır.Sadece ilaçların reçeteye bağlanması sorunu çözmeye yetmemektedir.Hallerde laboratuarların yaygınlaştırılması zorunluluğu getirilmelidir.Tüketicinin de mutlaka gıda denetimine katılmasının yasal alt yapısı sağlanmalıdır.Bakanlık Tüdef’in bu konudaki talebini mutlaka değerlendirmeye almalıdır.Tüketicinin sağlığını tehlikeye atan kuruluşların teşhirini engelleyen yasalar mevcutsa,derhal gereği yapılmalıdır.Yasalar haklının hakkını korumak için yürürlüğe konulmaktadır.

Sıtkı YILMAZ
Tüdef Genel Başkanı