Bir önceki sayfaya geri dönmek için buraya tıklayın! Sayfayı yazdırmak için tıklayın!
 
 

15.03.2011

BASIN AÇIKLAMASI
BASINA VE KAMUOYUNA

 

15 Mart Dünya Tüketiciler Gününüz Kutlu Olsun
 

Sayın Basın Mensupları;sizleri TÜDEF adına saygı ve sevgi ile selamlıyor tüm tüketicilerimizin 15 Mart Dünya Tüketiciler Günü’nü kutluyorum.

Türkiye tüketici hareketi,Dünya tüketici hareketinin örgütlendiği tarihten yaklaşık bir asır sonra örgütlenmeye başlamıştır.Dünyada olduğu gibi ülkemizde de tüketici örgütlenmeleri, tüketici haklarının yasal düzeyde korunduğu 1995 tarihinden önce başlamış olması tüketicilerimizin haklarının ve sorumluluklarının bilincinde olduğunu göstermektedir. 4077 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği tarihle birlikte tüketici hareketi ciddi bir ivme kazanmış,tüketici örgütlenmesi de buna paralel olarak bir gelişme göstermiştir.Hak arama yolları etkin bir şekilde işletilmiş, TSHH’ne başvurular artmışsa da aynı yoğunlukta devam etmemiştir.Buna rağmen bireysel hak kullanımının yaygınlık kazanmasında tüketici derneklerinin çok ciddi bir katkısı olduğu yadsınamaz.

Tüketici haklarının gelişimi açısından 2003 yılı son derece önemli bir yıldır.4077 sayılı yasada yapılan değişiklikler tüketici hareketine ek bir ivme kazandırmış,tüketici mücadelesine güç katmıştır.

Yine 2003 yılında TÜDEF kurulmuş ve tüketici hareketi yeni bir örgütsel güce kavuşmuş ve üst örgütlemesini gerçekleştirmiştir.TÜDEF, bireysel hak arama yolları yanında Ülkemizdeki tüketici politikalarını da belirleyerek öncü rolünü üstlenmiştir.Tüketici politikalarının belirlenmesindeki çekici güç yeni üst örgütlemelere de öncülük etmiştir.Buna rağmen Tüketici hareketinin Konfederasyona giden oluşumunu bu güne kadar tamamlayamamış olması Türkiye tüketici hareketi için önemli bir eksikliktir. Bu konudaki çabaların desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz. Tüketici örgütlerinin gelişimindeki aksaklıklara rağmen tüketici örgütleri ve üst kuruluşları, başta TÜDEF ve bağlı dernekler olmak üzere Uluslar arası örgütlerle olan bağlarını kurmuş ve yurt dışında tüketici temsiliyeti adına önemli başarılar elde etmişlerdir.

2004 yılı ise Türkiye tüketici hareketi açısından olumsuz gelişmelerin yaşandığı bir yıl olarak hatırlanacaktır. 4077 sayılı yasanın, tüketici haklarının öğretilmesi ve geliştirilmesini teşvik eden projeler karşılığı yardımı öngören 29-b maddesinin yürürlükten kaldırılması tüketici örgütlemesini sekteye uğratan talihsiz bir uygulamadır.Bu uygulama devletin tüketici örgütlerinin kurumsallaşma ve etkinliğini artırması konusunda olumsuz bakışının da bir örneğini oluşturmaktadır.

Uygulamada,Devletin, “ben devletim her şeyi ben belirlerim” yaklaşımı tüketici sorunlarının her aşamasında kendini göstermektedir. Başta tüketiciyi doğrudan ilgilendiren konular olmak üzere, tüketicinin temsiliyeti kamu tarafından engellenmektedir. Örneğin Piyasa Gözetim ve denetimi yapmakla görevli bakanlık ve kurumların hiç birinde tüketici temsiliyeti bulunmamaktadır. İklim değişikliği ve bu konudaki çalışmalar son yıllarda çok ciddi önem taşımaktadır. Sağlıklı bir çevrede yaşama hakkına devlet de taraf olmakla birlikte, tüketicilerle daha yakın çalışma ortamı yaratılmasına uzak durmaktadır. TÜDEF Birleşmiş Milletler İklim değişikliği Komisyonunda gözlemci üye statüsü ile görüşlerini ifade edebildiği halde Türkiye'de iklim değişikliği ve çevre ile ilgili konularda temsili söz konusu bile olmamaktadır.

Satıcı,sağlayıcı ve tüketiciler arasında imzalanan sözleşmeler sorunların temelini oluşturmaktadır.Bir sözleşmenin kurulabilmesi için karşılıklı iki iradenin beyanına dayanması zorunludur.Oysa uygulamada başta kamu ve bankalar olmak üzere tüketici hak ihlallerinin arttığı bir gerçektir. Bunun son örneğini tüketici kredilerindeki KKDF artışının yasal değişikliğin yapıldığı tarihten önceki sözleşmelere de uygulanmasında görüyoruz. Üstelik söz konusu fonun yasal dayanağının yine yasama organı kararı ile ortadan kaldırıldığı halde tüketici mağduriyetinin sürdürülmesi kamuda var olan dayatmacı anlayışın örneği olarak karşımıza çıkmaktadır. Sadece KKDF değil , özellikle tüketim vergilerine bakıldığında OECD ve AB ülkelerinin tam tersine vergi gelirlerinin çok büyük bir kısmı, Yüzde 73 oranında tüketicilerden alınmaktadır.

Tüketici kredilerinde hala bankaların tek yanlı dayatmaları, kredi kartı aidatı, hesap işletim ücreti, tüketici kredilerinde sigorta ve diğer masrafların ayrıca alınması, 4077 sayılı yasanın 6. maddesine aykırı olmakla birlikte yaygın uygulaması devam etmektedir.

Temel sorun, tüketicilerle ilgili yasal mevzuattan çok, yasanın uygulanmasına karşı kamunun “bir şey” yapmaya gönülsüz olmasında ve hak ihlallerine kayıtsız kalmasından kaynaklanmaktadır.Yargı kararlarının uygulanmamasından kaynaklanmaktadır.Akaryakıt ve tüp gazda ÖTV oranını artıran BKK Danıştay vergi Daireleri Kurulu tarafından yürürlüğünün durdurulmasına karar verildiği halde,bu yargı kararı uygulanmamaktadır.Bu haksız uygulama yüzünden tüketici hem dolaylı vergilerle hem de ağır zam ve vergi yükü altında ezilmektedir.

Tüketici örgütlerinin temel sorunlarından birisi de faaliyetlerin sürdürülebilirliği ve kurumsallaşmadır. Bu iki sorun da belli bir bütçe istemektedir. Ancak tüketici örgütleri bırakın bu konuda bütçe ayırmayı, fiziki varlığını sürdürebilme sorunu ile karşı karşıyadır. Kamu tarafından bu anlamda da tüketici örgütlerinin önünü açabilecek bir yaklaşım söz konusu değildir.

Her şeye rağmen temel sorunlarımızın nihai çözümünün tüm kurum ve kurallarıyla işleyen demokraside ve yine tüketicinin kendi yaratacağı güçlü ve kararlı örgütlemeleriyle mümkün olacağına inanıyoruz.Bu anlamlı günde tüketici derneklerimize bir çağrıda bulunmak istiyoruz.İl bazında tüketiciye hizmet veren ve ülke genelinde örgütlenme politikası bulunmayan tüketici derneklerinin bir çatı altında güçlü örgütler oluşturmaları acil beklentimizdir.Bu oluşumlar tüketici hareketine büyük güç katacaktır.Bursa tüketici dernekleri bu anlamlı günde bir çatı altında birleşme kararını kamuoyu ile paylaşacaklardır.Bu uygulamanın yaygınlık kazanması tüketici hareketine yeni bir ivme kazandıracaktır.Yeni oluşan bu güçlü tüketici derneklerinin bir an evvel TÜDEFTE yerinin almalarını bekliyoruz.Bu anlayış ve duygularla tekrar tüm tüketicilerimizin DÜNYA TÜKETİCİLER GÜNܒnü kutluyor,siz sayın basın mensuplarına saygılar ve sevgiler sunuyorum.

Sıtkı Yılmaz
TÜDEF Genel Başkanı