Bir önceki sayfaya geri dönmek için buraya tıklayın! Sayfayı yazdırmak için tıklayın!
 
 

08.07.2013

BASIN AÇIKLAMASI
BASINA VE KAMUOYUNA

 

Yeni Tüketici Yasa Tasarısı

YENİ TASARI İLE BANKALARA HAKSIZ KAZANCIN YOLU AÇILACAK.

KURUL VE KONSEYLERDE TÜKETİCİ İRADESİ DIŞLANACAK.

TÜKETİCİNİN 4 SEÇİMLİK HAKKINDAN İKİSİ MUĞLAK HALE GELECEK.
 

Gümrük Ve Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan ve TBMM Sanayi Komisyonu tarafından kabul edilen Tüketici Yasa Tasarısının özü tüketici ve tüketici hakları kavramının ruhuna aykırıdır.TÜDEF ve bileşenleri bu aykırılıkları aracılığınızla kamuoyu ile paylaşmak üzere bugün Ankara ve Eskişehir'dedir.Önümüzdeki günlerde de başta İstanbul olmak üzere İzmir,Bursa,Adana ve Ülkemizin diğer illerde görüşlerimizi kamuoyu ile paylaşmaya devam edeceğiz.Çünkü Tüketici Kanunu 76 milyon vatandaşın kanunudur ve toplumun tüm kesimlerini ilgilendirmektedir.

TBMM’ne sunulan Kanun Tasarısına itirazlarımız vardır.İtirazlarımızla ilgili görüş ve önerilerimizi kısaca şöyle özetlemek mümkündür;

1-Konut ve tüketici kredilerinden alınan her türlü masraf ve komisyonlar Kanun Tasarısının 4.Maddesiyle;“TEMEL İLKELER” başlığı altında düzenlenmiş olup alınacak masraf ve komisyonlar Bakanlığın görüşüne ve BDDK'nın iradesine bağlanmıştır.Hazırlanan kanun bankacılık kanunu değil, tüketici kanunudur.Tüketici kanunda hangi masraf ve komisyonların alınacağı hükme bağlanamaz.Tam tersine hangi masraf ve komisyonların alınamayacağı hükme bağlanması gerekir.Nitekim ilk taslakta alınmayan masraflar yazılı iken bundan geri adım atılmıştır.Bu güne kadar tüketicinin verdiği hukuk mücadelesi gözardı edilmiş,yargı ve Yargıtay kararları dikkate alınmamıştır.Düzenleme bu haliyle yasalaşırsa hukuk mücadelesi de sona erdirilmiş olacaktır. Bu nedenle tasarıdan; “... her türlü ücret,komisyon ve masraf türleri ile buna ilişkin usul ve esaslar Bakanlığın görüşü alınarak BDDK tarafından belirlenir.”çıkarılmalı ve hukuk mücadelesi engellenmemeli ya da bunun yerine faiz dışında tüketiciden Hiçbir masraf alınmaz ibaresi eklenmelidir.

2-4077 Sayılı tüketici kanunun yürürlüğe girdiği 1995 yılından beri tüketicinin uygulamada kullandığı 4 seçimlik hakkın ikisi muğlak hale getirilmiştir.(1-Bedel İadesi,2-Malın yenisiyle değişimi,3-Tamir hakkı ve 4-Ayıp oranında bedel indirimi hakkı) Tasarıda, tamir hakkı ve ayıplı malın yenisiyle değişimi muğlak hale getirilmiştir. “Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde...) ibaresiyle tamir hakkı ve “imkan varsa ...) ibaresiyle ayıplı malın yenisiyle değişimi hiç gereği yokken muğlak hale getirilmiştir.Tüketici bu haklarını nasıl ve kime ne şekilde yönelteceğini 18 yıllık uygulama ile öğrenmiştir.Tasarıya konulan bu ibareler ancak bir hakkın kullanımına değil,kullanılmamasına hizmet edecektir.Düzenlemeden kaldırılmalıdır.

3-Madde:30-Ülkemizde farklı sistemle çalışan bankalar bulunmaktadır.Bir kısmı “faiz”,diğer bir kısmı ise “kar” sistemiyle hizmet vermektedirler.Bu iki farklı yapıyı bağlı krediler başlığı altında kanun zoruyla eşitlemek tüketiciye fayda sağlamayacak ancak “kar” sistemi ile çalışan bankalara bir avantaj sağlanmış olacaktır.Bağlı kredilerdeki üçlü sisteme ikili sistem eklenmiş olacaktır.Bankaların bağlı kredilerde sorumluluğu bir yılla sınırlandırılması ise tüm bankalara sağlanan bir avantaj olarak değerlendirmekteyiz..Zira bir konuttan sorumluluk garanti süresi gereği 5 yıldır.

4-Madde:31/3.fıkrası ile bankalara, sözde yıllık aidatı olmayan bir kredi kartının sunulması zorunluluğu getirilmiştir.İşlevi tanımlanmayan bu vasıfsız kredi kartı zorunluluğunun tüketiciye sağladığı bir fayda bulunmamaktadır.Bu kart,taksitli yaşama alıştırılmış tüketicinin beklentilerine çözüm olmayacaktır.Tüketicinin,kredi kartı yıllık aidatı ile ilgili verdiği hukuk mücadelesiyle, bankaların aidatsız kredi kartına yöneldikleri bir süreçte Bakanlığın böyle bir düzenleme getirmesi son derece manidardır.Kredi kartından ya bir defaya mahsus kart ücreti alınmalı ya da hiç alınmamalıdır.Limiti 5000 TL'ye kadar olan kartlardan ücret alınmaması da taleplerimiz arasındadır.Aksi takdirde çözüm yargıya bırakılmalıdır.Çünkü;kredi kartları plastik bir kart olmanın yanısıra elektronik çip içermektedir.Bu elektronik çip içerisinde ödeme uygulamasının yanında puan (sadakat,taksit v.b.) uygulamalar da yüklüdür.kart kullanım süresi (3-4 yıl) olması nedeniyle bu kartların da paralı hale getirilmesi mümkündür.

5-Devre tatile konu taşınmazlarda ve bağlı kredilerde erken ödeme cezaya tabidir.Tüketici borcunu erken ödüyor diye % 2'ye kadar cezalandırılmaktadır.Bakanlık bu düzenleme ile bankaların tüm risklerini tüketiciye fatura etmekte ve tüketiciyi adeta cezalandırılmaktadır.

6-Abonelik sözleşmelerinde; kullanılmayan telefonların sabit ücretleri ile kaçak elektriğin tüketiminden tüketicinin sorumlu tutulamayacağı hükmüne yer verilmemiştir.

7-Fiyat Etiketi bölümünde, hastanelerin tüketiciden aldığı ücretleri gösteren bir tabloyu ilan etmelerine yer verilmemiştir.
8-Reklam Kurulunun işlevi ve yapısında önemli değişikliğe gidilmiştir.Mevcut tasarı ile Reklam Kurulu “kanunlara aykırı” reklamlara bakamayacaktır.Kanunlara aykırı ibaresi tasarıda yer almaması nedeniyle özellikle özel hastanelerin reklamları Reklam Kurulu denetiminden açıkça kaçırılması amaçlanmıştır.Ancak aldatıcı ve yanıltıcı reklamlar kapsam alanı içinde kalmıştır.Böylece kamu otoritesi elindeki en etkili bir araçtan mahrum bırakılmıştır. Etkin ve dinamik bir kurul oluşturma gerekçesiyle Reklam Kurulunun üye sayısı 29 dan 11'e indirilmiş ve başkana yetki devri hakkı tanınmıştır.Oysa başkanın çağrısı ile her zaman Reklam Kurulu toplanabilmektedir.Daha demokratik ve diyanet üyesi dahil olmak üzere toplumun tüm kesimlerini temsil eden Reklam Kurulunun üyeleri yeni tasarı ile sayısı 11'e indirilmiş ve bürokratik bir kurula dönüştürülmüştür.Bu yapı ile tüketici iradesi dışlanmış ve sakatlanmıştır.Kurulda;Akademik meslek odalarına,işçi sendikalarına,memur konfederasyonlarına ve Barolar Birliğine yer verilmemesi durumunda eski demokratik yapı mutlaka korunmalıdır. Tüketici Konseyi ve Reklam Konseyinin yapısı ve işlevi ikincil düzenlemelere bırakılmamalı,yasal güvenceye bağlanmalıdır.

9-Ticari ve mesleki faaliyetleri çerçevesinde paket tur hizmetinden faydalanan kişiler de tüketici kabul edilerek şirket ve meslek erbaplarına avantaj sağlanmıştır.

10-Kamu sağlığının korunması açısından tüketici örgütlerinin labratuvarlardan sınırlı da olsa yararlanmalarına yönelik talepleri karşılanmamış ve denetim süreçlerine tüketici dahil edilmemiştir.

11-Tüketicinin bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi için Ülke genelinde yayın yapan radyo ve televizyon kuruluşlarına ayda 10 dakika yayın yapma zorunluluğu getirilmiştir.Bu süre son derece yetersizdir.Kanun tasarısı bilinçli tüketici,basiretli tacir ilkesine göre düzenlendiğine göre bu süreyi haftada 10 dakika olarak belirlenmelidir.

12-Tüm Dünya ülkelerinde tüketici örgütleri ilk önce Devlet desteği ile mücadeleye başlamış sonra ayakları üzerinde durmuştur.Ülkemizde tüketici örgütlemesi yetersizdir.Bu nedenle tüketici örgütlemesini desteklemek üzere tüketici örgütlerinin projelerine Devlet desteğinin sağlanması gerekmektedir.Ancak hükümet bu konuda son derece gönülsüz ve isteksizdir.Bunun mutlaka Meclis sürecinde aşılması gerektiğine inanıyoruz. Diğer yandan yeni tüketici tasarısıyla ilgili bir de tüketicilerimize seslenmek istiyoruz.Bu tasarı belirttiğimiz yönleriyle yürürlükteki yasanın gerisindedir.Bu şekliyle yasalaşırsa sorunlarımız çözülmeyecek aksine kredi verenlerle yeni sorunlarımız başlayacaktır.Bu nedenle tüketici derneklerimize destek verelim ve hep birlikte meydanlara inerek bu sorunları birlikte aşalım.Ve tüketimden gelen gücümüzü bu kanun tasarısı için sonuna kadar kullanalım.

Sıtkı Yılmaz
TÜDEF Genel Başkanı