Bir önceki sayfaya geri dönmek için buraya tıklayın! Sayfayı yazdırmak için tıklayın!
 
 

12.10.2013

BASIN AÇIKLAMASI
BASINA VE KAMUOYUNA

 

Taksit Uygulaması

BU TEDBİRLER BABACAN TEDBİRLER DEĞİLDİR.

4 TAKSİT UYGULAMASI, TÜKETİCİNİN YAŞAM STANDARDINA VURULACAK DARBE NİTELİĞİNDEDİR.
 

Hükümet yetkililerinin kredi kartı limitleri ve taksitlerinin sınırlandırılmasıyla ilgili BDDK üzerinden yürüttüğü çalışmalar tüketici kesiminde soğuk duş etkisi yaratmıştır.Ekonomiyi canlandırmak adına afyona alıştırır gibi taksite alıştırılan tüketiciye taksit sınırının getirilmesi yaşam standardını son derece olumsuz etkileyecek ve tüketiciyi yaşama küstürecektir.

Kredi kartı limitinin tüketici gelirinin 4 katı ile sınırlandırılması yeni bir uygulama değildir.Bankaların bu güne kadar gereğini yerine getirmediği yasal bir zorunluluktur.01.03.2006 yılında Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Banka Kartları Ve Kredi Kartları Yasasının 9.maddesinin 2. fıkrası; “Kart çıkaran kuruluş tarafından bir gerçek kişinin sahip olduğu tüm kredi kartları için tanınacak toplam kredi kartları limiti, ilk yıl için, ilgilinin aylık ortalama net gelirinin iki katını, ikinci yıl için ise, dört katını aşamaz. Bu fıkra uygulamasında bin Yeni Türk Lirasına kadar limitler hariç olmak üzere, aylık veya yıllık ortalama gelir düzeyi kart hamili tarafından beyan edilen ve ilgili kuruluşlarca teyit edilen gelirler üzerinden tespit edilir.”demektedir.

Bankalar, bu güne kadar bu hüküm yokmuş gibi keyfi uygulamalarına devam etmiş ve BDDK da bu keyfi uygulamaları denetlemek yerine seyretmiştir.Bankaların bu keyfi uygulamalarının tüketiciye fatura edilmesi,bu gün bile gerçek olmayan beyan geliri üzerinden tüketiciye ayrı ayrı kart limiti verilerek haksız kazanç elde etmeleri yetkilileri harekete geçirememiştir.

Satın alma gücünün yetersizliği tüketiciyi taksitli yaşama mahkum etmektedir.Tüketici, yaşamı boyunca taksitle yaşama tutunmak zorundadır.Bu tüketicinin seçimi değildir.Tüketici,temel ihtiyaçlarını ancak taksitle satın alabilmektedir.Bu konuda bir tedbir getirilecekse, bu taksitlerin sınırlandırılması değil,satın alma gücünün iyileştirilmesiyle mümkün olabilir.Aksi takdirde tüketicinin yaşama sevincini ve geleceğe dair umutlarını karartmaktan başka bir işe yaramaz.

Kredi kartlarının kullanımından doğan sorunların çözümüne ilişkin bir tedbir getirilecekse;

• Kredi kartlarına gerçek gelir üzerinden limit verilmesi konusunda bankaların sürekli denetlenmesi,

• Tüketicinin satın alma gücünün iyileştirilmesi,

• Asgari ödeme ile borçlarını öteleyen on milyon ve takipteki 2 milyona yakın tüketicinin borçlarının tasfiyesi için yasal düzenlemenin bir an önce yapılması,

• Taksit sınırlandırılması yerine asgari ödeme tuzağının kaldırılması gibi tedbirlerin getirilmesi gerektiğini düşünmekteyiz.Bir asgari ücretlinin beyaz eşya ve mobilya ihtiyacını 4 taksitle karşılaması mümkün değildir.Bu tedbir;açlık ve yoksulluk sınırında yaşama tutunan tüketicileri etkileyecek ve tüketiciyi zorunlu ihtiyaçlarının karşılanması için tefecilere muhtaç hale getirecektir.Hükümetin görevi, tüketicinin yaşamını zorlaştırmak değil,tersine tüketicinin yaşamını kolaylaştıracak tedbirleri almaktır.Bu nedenle kredi kartı alışverişlerinin 4 taksitle sınırlandırılmasına yönelik tedbirler,tüketici lehine yorumlanacak BABACAN tedbirler olmayacaktır.

Sıtkı Yılmaz
TÜDEF Genel Başkanı