Bir önceki sayfaya geri dönmek için buraya tıklayın! Sayfayı yazdırmak için tıklayın!
 
 

06.04.2015

BASIN AÇIKLAMASI
BASINA VE KAMUOYUNA

 

Akkuyu'da, Sinopta'da, Ülkemizde de Nükleer Santrallere Karşıyız….

AKKUYU DA DA, SİNOPTA DA, ÜLKEMİZDE DE NÜKLEER SANTRALLERE KARŞIYIZ….

NÜKLEER SANTRALLERİN YAPILMASI SİYASİ PAZARLIKLARIN BİR SONUCUDUR.

NÜKLEER SANTRALLER GÜVENLİ DEĞİLDİR VE GELECEK KUŞAKLARA BÜYÜK ZARARLAR VERECEK PROJELERDİR.
 

Nükleer Santrallerin kurulması tartışmaları ülkemizin gündeminden düşmüyor. Akkuyu’daki nükleer santralde yaşanan ve yaşatılan karmaşa hala hafızalarda taze iken bu kez de Sinop İnceburun yarımadasında nükleer santral kurulmasına yönelik uluslararası anlaşma TBMM’den geçirilmek istenmektedir. Akkuyu’yu siyasi pazarlıklara alet edildiği durumdan sonra Sinop’ta aynı akibete uğrayacak gibi durmaktadır.

Ülkemizde Nükleer Santralı’nın yapılması ile radyasyon riski olan ve bir kaza durumunda, Çernobil’de ve Fukuşima’da olduğu gibi telafisi olanaksız zararlara yol açacak bir santral yapılmak istenmektedir. Fukuşima nükleer santralinde meydana gelen kaza, güvenli reaktörlerin bir masaldan ibaret olduğunu "Artık güvenli nükleer reaktörler yapıyorlar." Sözlerinin bir yalandan ibaret olduğunu göstermiştir. Enerji politikaları, hem ihtiyaç hem de bu ihtiyaca bağlı üretimin doğru yönetimiyle belirlenir. Pek çok ileri teknoloji ile enerji ihtiyacı düşürülebilir. Bu ülkenin cari açık dengesini de olumlu etkiler. Ayrıca ortaya çıkan ihtiyaç da rüzgar, güneş, jeotermal, biokütle gibi yenilenebilir enerjilerin dengeli biçimde sisteme eklenmesiyle karşılanabilir. Üstelik şu anda dünyada en hızlı gelişen sektörler rüzgar ve güneş enerjisi sektörleri. Alternatif enerji kaynakları yaratılması gerekirken Nükleer santraller olmaz ise karanlıkta kalacağız yalanı ile halkımız kandırılmaktadır. Söküm, atık ve çevresel maliyetler hesaplığında nükleer dünyanın en pahalı enerjisi. Nükleer enerji karbon salımını azaltmıyor ve iklim değişikliğini engellemeye giden yolu tıkıyor. Sistem merkezi olarak yapılandırılmaya devam ediyor, bu da baz yükü santrallerine ihtiyacı artırıyor. Kısacası, daha fazla nükleer santral daha fazla kömür santrali demek. Oysa ihtiyacımız olan, yenilenebilir enerjiler, akıllı şebekeler ve enerji verimliliğidir.

TEİAŞ’ın son kapasite projeksiyon raporundaki veriler ve inşa halindeki santrallere ilişkin EPDK verilerine göre ülkemizin elektrik ihtiyacı 415 milyar kwh, Türkiye’de üretilecek elektrik enerjisi 513 milyar kwh’dir. Yani nükleer santraller olmaksızın ihtiyaçtan 100 milyar daha fazla elektrik üretebilme olanağı vardır. Bu anlamda da nükleer santral kurulması gereksizdir. Türkiye yurttaşlarına ve gelecek kuşaklara büyük zarar verecek bu projelere karşı Tüketici Dernekleri Federasyonu olarak mücadele edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.

Hasan ATAK
Genel Başkan